13 Temmuz 2011 Çarşamba

BİR SENARYO YAZILDI BANA



Bir senaryo yazıldı bana ve oynar buldum içinde kendimi. 
Yarım içilmiş bir sigara dudağımda. 
Dibinden bakınca tam dolu bir bardak su. 
- Üstünden bakmaya lüzum yok. 
Yeni yeni fikirleşen düşüncelerim. 
Eskide kalmış fikirsiz hamlelerim bir satranç tahtasında. 
Okkalı iki duble rakı, kalem ve kağıt. 
Kımıldamaya mecalsiz bir gövde. 
Dışa doğru hızla beni terk eden nefeslerim. 
Ölü evi sessizliği odam; 
İnsanlığa etiket olmuş, fiyat küpürü üzerinde satılık bir adam. 

Bir senaryo yazıldı bana ve oynar buldum içinde kendimi. 
Bana ait ama ağızdan fütursuz çıkan cümleler. 
Adresine ulaştırılamamış hediyeler. 
Sevi’ye adanamamış ılık kalp atışları. 
Yutkunup, yudumlanamamış ağız içi sıvılarım. 
Düğümlenmişler, ıslatmışlar kelimelerimi. 
Kayganlaşan kelimelerim kire de akmış, beyazlarıma da. 
Benim, dediğim beyazlarım da olmuş, 
Arkamı döndüğümde kirlenen. 

Bir senaryo yazıldı bana ve oynar buldum içinde kendimi. 
Perdesiz bir telli çalgı. 
Mutlulukta beynimde oynayan elli çengi. 
Ulakların getirip yetiştirdiği tarihi geçmiş iyi haberler. 
Şimdi içimde soğukla sıcak beraberler. 
Bir denge. 
Uzak bir büyüteç; İnsanlığın minicik göründüğü. 
Kulpsuz bir filtre kahve fincanı. 
Minerali azalmış bir su zerreciği. 
Aklımın zaman dilimleri içinde sıkışmış bir şiir ezberciği. 
Sol kolum üzerinde yarım yamalak uykularım. 
Gözlerim arasından süzülen kısık göz süzmelerim. 
Terim kül kokusu. 
Gülüşlerim gözyaşı tortusu. 
Şehir yalnızlar ordusu. 
Seslerim ritimsizler korosu. 
Dinlediğim cızırtı radyosu. 
İpsiz sapsız serseri bozuntusu. 
Hareketlerim, hak etmelerim, hassiktirlerim var. 
Kayıt altına alacak oldum geçenlerde, oynadığım rolün repliklerini. 
Boş konuşmuşum. 
Kaygan kelimeleri yan yana koymuşum, kayıp gitmişler hatırımdan. 
Oynar buldum içinde, kendimi başkasının yazdığına inandırdığım senaryoda. 
Oysa ben yazmışım, ben oynamışım. 

Serhat CAN / 4 Kasım 2009 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder